100471 İleti 1642 Konu - Gönderen: 8961 Üye - Son Üye: aragorn

Gönderen Konu: Tiyatro sanatçıları vasıfsız belediye işçisi oldu!  (Okunma sayısı 1009 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

kutupayısı
  • Vazgeçilmez Fan
  • *
  • İleti: 4459
  • Popülerlik: 0
    İhaleyle sanatçı alımından sonra İstanbul Şehir Tiyatroları’nda bir ilk daha yaşanıyor. Şehir tiyatroları sanatçıları, bu aydan itibaren vasıfsız işçi kadrosuyla belediye bünyesine alındı. Yıllardır kadro bekleyen oyuncular bu uygulamaya büyük tepki gösterdiler. “Vasıfsız işçi olarak kadroya alındıysak, belediyenin her yerinde; parklarda da, mezarlıklarda da çalıştırılabiliriz” kaygısını taşıdıklarını belirttiler. Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Orhan Alkaya ise oyuncuların böyle bir istismarla karşılaşmayacakları sözü verdi.

   PROTOKOL İMZALAMAK İSTİYORLAR
    “Ocak ayı itibarıyla işçi kadrosuna geçtiğimizi öğrendik. Bize çok ayrıntılı bir bilgilendirme yapılmadı. Şu anda hepimiz kaygılıyız. Belediyenin herhangi bir işçisinden farkımız yok şu anda. Vasıfsız görünüyoruz. Oysa birçoğumuz konservatuar mezunu. Şehir Tiyatrosu’nda yıllardır çalışan alaylı arkadaşlarımız da var. Vasıfsız işçi kadrosuna alındığımız için Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nde de, Mezarlıklar Müdürlüğü’nde de çalıştırılabiliz. İşçi olduğumuzu öğrenince bizler de sendikaya üye olduk. Şimdi biz sendikayla bir protokol yapmak istiyoruz. En azından Şehir Tiyatroları dışında herhangi bir yerde çalıştırılamayacağımıza dair bir protokol imzalamak istiyoruz.”

KADRO BEKLEYENLER ŞOKTA
“Normal koşullarda tiyatroların sanatçı kadrosuna geçmemiz gerekiyordu. Senelerdir kadro bekleyen arkadaşlarımız var. 13-15-18 senedir kadro bekleyen arkadaşlarımız bunlar. En az bekleyen bile 3 yılını yevmiyeli olarak doldurmuş durumda.”

“İhaleyle oyuncu alımı” tartışmalarının ardından görevden alınan İstanbul Şehir Tiyatroları Genel Yayın Yönetmeni Nurullah Tuncer’in yerine atanan Orhan Alkaya, yeni uygulamaya tepkisini ve çözüm önerilerini şu sözlerle dile getirdi:

Orhan Alkaya (Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni):
ASFALT DÖŞEMEYE GÖNDERİLİRSENİZ ÖNCE BEN GİDERİM
Size gazetecilik tabiriyle manşetlik bir laf edeyim. Herhangi bir sanatçı arkadaşım bu statüsünden ötürü belediyenin başka bir birimine işçi olarak gönderilirse, böyle bir muaemeleye maruz kalırsa ondan önce oraya ben giderim. Genel Sanat Yönetmeni olarak o parka veya asfaltlama işine önce ben giderim.
Bu arkadaşlarımız daha önce yevmiyeli çalışan arkadaşlarımızdı. Şu anda işçi kadrosuna geçirildiler. Bizim memur olmamızdan farklı bir eksende değiller, bizim için sanatçıdırlar. Tiyatrocu unvanları önemlidir. Ama bu bir problem mi, evet, bir problem. Henüz unvanlarının önünde sanatçı, teknisyen, terzi veya butafor ustası yazmıyor. Biz öncelikle bu meseleyi çözmek için bir çaba içindeyiz. Öncelikle arkadaşlarımızın unvanlarının belirlenmesi gerekiyor. Bizim başından bu yana dikkati çektiğimiz konu, Şehir Tiyatrosu’nun kendine ait bir özel statüsünün, 2006 yılı itibarıyla olmaması ve bir yasasının da hiçbir zaman olmamış olmasıdır. Bu problemi aşmak için bir proje geliştirdik. Yakın bir zamanda hayata geçirmek için altyapı çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Yasalar çok hızlı çıkıyor. Yasaların uygulamalarında da bu tür arazlar ortaya çıkıyor. 2005’in Eylül ayında Şehir Tiyatroları katma bütçeden çıkarılmıştı. Katma bütçe bir sübvansiyon mekanizmasıydı. Biz o günden beri bunun yaratacağı sorunları, sıkıntıları dile getirdik. Şu anda da bu sıkıntıları aşacak olan çerçeveyi düzenlemek üzere Şehir Tiyatrosu’nun en yetkili organında çalışıyoruz. Lütfen olumsuz beklentiler içinde olunmasın.
Haşmet Zeybek (Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği Bşk.):
İKİ YASA ARASINDAKİ FARKI BİLMİYORUZ
Mağdur edilen oyuncular korkuyorlar; ya elimizdekilerini de kaybedersek diye. İki yasa arasında ne fark olduğunu, ne kazanıp ne kaybettiklerini bilmiyorlar. Hatta büyük çoğunluğu da bunu çözüm sanıyor. Sanatçılar için başka yasal formüller gerekiyor. Bunun için de bizim içinde bulunduğumuz iş kolunun özelliği olan bir iş kolu olduğunu bilmek gerekiyor. Bizim özelliğimizi yok etmek istiyorlar. Bize gelen öğrenciler konservatuar bitiriyorlar. Bitirmiş olmaları yetmiyor ki. Burada en az 5-10 yıl usta-çırak ilişkisinden geçiyorlar. Elenen eleniyor, kalan da sağlam kalıyor. Yani bizim burası biraz kartal yuvası gibi. Her gelen sanatçı olmuyor. Bazı şeyler kamuoyuna yanlış yansıtılıyor. Belediyeyi idare edenler, diyelim ki 33 müdürlük var, 33 müdürlüğe de aynı gözle bakıyor. Bizim sıkıntımız bu.

Hasan Gülüm (Belediye-İş İstanbul 2. Nolu Şube Bşk.):
YARIN NE OLUR KAYGISI TAŞIYORLAR
Yaklaşık 67 kişi sendikamıza üye oldu. Bu arkadaşlarımızın farklılıkları belirlenmiş değil. Sanatçıların konumları “işçi”. Yarın ne olur kaygısı taşıyorlar. Bu nedenle arkadaşlarımızın durumunu bir protokolle netleştirmek istiyoruz. Arkadaşlar daha önce oyuna göre çalışıyorlardı. Artık tüm gün çalışıyorlar ve maaş alıyorlar. Ama başka yerlerde çalıştırılır mıyız diye kaygı taşıyorlar.

Mehmet Aşkın (Belediye-İş İstanbul 1. Nolu Şube Başkanı):
MÜZİSYENLER DE İTFAİYE KADROSUNDA
Fiilen yapılan işle vasıfları birbirini tutmuyor. 40 üyemiz var ama hepsi sanatçı değil. 10 kadarının kadrosu İtfaiye Genel Müdürlüğü, bir kısmı da İnsan Kaynakları Müdürlüğü’nde. Ama orkestradaki görevlerinin dışında görevlendirilmediler. Sadece kadroları orada.



                                                                                                                       NTVMSNBC
abazan değilim,makina mühendisiyim

thewitchof_punk
  • Global Moderator
  • *
  • İleti: 2601
  • Popülerlik: 0
Ynt: Tiyatro sanatçıları vasıfsız belediye işçisi oldu!
« Yanıtla #1 : 23 Ocak 2008, 22:40:33 »
0
sanatçılarımıza verilen değer bu kadar işte..yazık..
"..and maybe knowing isn't the point."Chuck Palahniuk

baronez
  • Mega Malt Fan
  • *
  • İleti: 453
  • *CENK DURMAZEL*
  • Popülerlik: 0
Ynt: Tiyatro sanatçıları vasıfsız belediye işçisi oldu!
« Yanıtla #2 : 03 Şubat 2008, 00:56:22 »
0
Bu durum beni çok üzüyor.Yeni nesile çok kötü örnek bunlar.Bende konservatuar okuyup tiyatrocu olmak isteyen biriyim ama insanlarımız önemsiz şeylere önem verip önemli şeylere önem vermedikleri için böyle şeyler ortaya çıkıyor.Sonra da Türkiye geri kalmış ülke oluyor bu olay çok üzücü yetenekli gençlerimize(tabi sadece gençleri kastetmiyorum) yollarını açmalıyız.Bunun için çaba gösteren bir sürü tanınmış tiyatro oyuncusu var tabikide(Müjdat Gezen-Nejat Uygur-Ali Poyrazoğlu-Haldun Dormen vb.)Ama daha ilgi gösterilmesi lazım tabikide.Belkide bu tiyatrodan kopup sinamaya yöneldiğimiz içindir...
yakışıklı,karizmatiksempatik,çekici,komik,ilgi çekici,dayanılmaz...>CENK DURMAZEL