100471 İleti 1642 Konu - Gönderen: 8961 Üye - Son Üye: aragorn

Gönderen Konu: Anime-Manga  (Okunma sayısı 9817 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

kardelen
  • Ultra Malt Fan
  • *
  • İleti: 513
  • Popülerlik: 0
Ynt: Anime-Manga
« Yanıtla #75 : 31 Ocak 2008, 17:54:24 »
0
  Ergo Proxy'i (belki de ilk bölümleri kaçırmış olduğumdan) beğenmedim; Hellsing ise biraz tuhaf  olmasına karşın güzeldi.

thewitchof_punk
  • Global Moderator
  • *
  • İleti: 2601
  • Popülerlik: 0
Ynt: Anime-Manga
« Yanıtla #76 : 07 Şubat 2008, 00:56:33 »
0
şu yazarların grevi bitsede avatar kaldığı yerden devam etse..avatar bile vurdu ya..günlerdir sitelerinde 14. bölüm için 'coming soon' yazıyor..oysaki 13. bölüm çok güzel bi yerde bitmişti..başlasa bian önce ya ::)
"..and maybe knowing isn't the point."Chuck Palahniuk

thewitchof_punk
  • Global Moderator
  • *
  • İleti: 2601
  • Popülerlik: 0
Ynt: Anime-Manga
« Yanıtla #77 : 07 Şubat 2008, 00:58:53 »
0
Bunlar 2007 ödülleri ama genede buraya yazıcam ;D
Alıntı
New York Comic Con kapsamında, ilk kez bu sene gerçekleştirilen Amerikan Anime Ödülleri sahiplerini buldu.

24 Şubat'ta New York'ta düzenlenen ödül töreninde ödül kazanan sanatçı ve yapımlar şu şekilde:


En İyi Aktör

(Bir anime serisi ya da filminde rol alan en iyi erkek ses sanatçısı)

-Vic Mignogna (Fullmetal Alchemist)


En İyi Aktris

(Bir anime serisi ya da filminde rol alan en iyi bayan ses sanatçısı)

-Mary Elizabeth (Ghost in the Shell: Stand Alone Complex 2nd GIG)


Komedi Dalında En İyi Aktör

(Bir komedi anime serisi ya da filminde rol alan en iyi erkek ses sanatçısı)

-Dave Wittenberg (Zatch Bell)


Komedi Dalında En İyi Aktris

(Bir komedi anime serisi ya da filminde rol alan en iyi bayan ses sanatçısı)

-Debi Derriberry (Zatch Bell)


En İyi Kadro

(Bir anime serisi ya da filminde görev alan en iyi ekip)

-Fullmetal Alchemist


En İyi DVD Paket Tasarımı

(ABD'de piyasaya sürülen en iyi DVD paketi)

-Fullmetal Alchemist


En İyi Anime Jenerik Müziği

(Bir anime serisi ya da filmindeki en iyi jenerik müziği)

-Rewrite (Fullmetal Alchemist)


En İyi Komedi Animesi

(En iyi komedi anime serisi ya da filmi)

-FLCL


En İyi Anime Filmi

(En iyi anime filmi ya da OAV yapımı)

-Final Fantasy 7 - Advent Children


En İyi Kısa Anime Serisi

(13 ya da daha az bölümden oluşan en iyi anime serisi)

-FLCL


En İyi Uzun Anime Serisi

(13 üzeri bölümden oluşan en iyi anime serisi)

-Fullmetal Alchemist


En İyi Manga

(En iyi manga serisi)

-Fruits Basket

"..and maybe knowing isn't the point."Chuck Palahniuk

thewitchof_punk
  • Global Moderator
  • *
  • İleti: 2601
  • Popülerlik: 0
Ynt: Anime-Manga
« Yanıtla #78 : 07 Şubat 2008, 01:03:20 »
0
Anime ve Manga Üzerine Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları

Anime ve Manga nedir?
Japon çizgi filmlerine anime adı verilir. Anime sözcüğü Fransızca'daki animation sözcüğünden türemiştir. Manga ise Japon çizgi romanlarına verilen addır.

Ben Manga'nın Japon çizgi filmi demek olduğunu sanıyordum...

Anime'nin Türkiye'deki ilk gelişme döneminde bu videoları satan dükkan sahipleri, hatalı bir kullanımla bu anime videolarını "Manga" adı altında sattıkları için günümüzde hala bazı kişiler Anime'leri Manga olarak adlandırıyorlar. Türkiye'de bu kişileri bu hataya düşüren şey ise eskiden bu video'ların birçoğunun dağıtımını Manga Entertainment adlı İngiltere kökenli bir şirketin yapıyor olmasıydı. Japon animasyonları sadece 80'lerden önce bazen "TV manga" or "manga eiga" olarak da adlandırılmıştır.


Otaku no Video
Ayrıca Japonya'da da pek anime bilgisi olmayan Japonlar hatalı bir kullanımla anime'ye manga diyebiliyorlar. Otaku no Video adlı filmde Japonya'daki durum hakkında güzel bir örnek var. Filmde, Japonya'da bir anime filmine bilet almak için geceden kuyruğa girmiş olan kişilerin yanına animeyle alakası olmayan bir sarhoş yaklaşır. Anime filmine bilet almak için sıra beklediklerini öğrenince manga için mi bekliyorsunuz diye sorar. Sırada bekleyenlerden birisi de kızıp "Manga janai yo! Anime!" yani "Manga değil! Anime!" der. Manga ve anime kelimelerinin farkını ve Japon hayranlarin hatalı kullanıma tepkisini gösteren ilginç bir örnek.


Manga Entertainment'ın bir Japon şirketi olduğunu sanıyordum...
Marvin Gleicher
CEO, Manga Entertainment, Inc. 
1993 yılında kurulan Manga Entertainment'ın temelleri, İngiltere'de Chris Blackwell'ın sahibi olduğu Island Records adlı müzik şirketinin altında atılmıştır. Daha sonra şirketin merkezi İngiltere'den Amerika'ya taşınmıştır.

Yanlış bilinen başka bir konu ise Ghost In The Shell gibi animeleri Manga Entertainment adlı şirketin yapmış olduğudur. Halbuki Manga Entertainment bu animelerin sadece satıcısıdır. Yayın hakları karşılığında bazı animelerin yapımında maddi destek sağlamıştır. Örnek olarak Ghost In The Shell aslen Production IG tarafından yapılmıştır. Ayrıca Ghost in the Shell 2'nin hakları Manga Entertainment yerine Disney'in Miramax adlı şirketine satılmıştır. Manga Entertainment 90'lı yıllarda önemli ilklere imza atmış olmakla beraber günümüzde anime videoları satan çok sayıda şirketten sadece biri haline gelmiştir.

Anime ve Mangan'nın kökeni nedir? Nasıl ortaya çıkmıştır?
Osamu Tezuka Japonya'da modern anime ve manganın öncüsü olarak kabul edilir. Genç yaşta 8mm'lik kamerasıyla küçük animasyonlar çekmeye başlamış ve bu animasyonlarında Walt Disney ve Max Fleischer'ın eserlerinden ilham almıştır. Onun izinden yürüyen sanatçıların yapıtlarıyla yeni bir stil ortaya çıkmıştır.

Anime'yi diğer çizgi filmlerden ayıran bir şey mi var?
Anime'ler normalde insanların anladığı şekilde çizgi filmler değillerdir. Çizgi film denilince insanların ilk aklına gelen şey Bugs Bunny, Tweety, Scooby Doo gibi çocuk zekasındaki animasyonlardır. Halbuki her yaş ve her zevke göre anime bulunmaktadır. Çocuklarla limitli değildir.

Neden Anime karakterlerinin büyük gözleri, uzun bacakları vardır? Bütün animeler böyle mi?
Bazı animelerde karakterlerin büyük gözleri, uzun bacakları vardır. Kimi insanlar bu çizimlerle alay ederler ama bilmedikleri şeyse bunun kökeninin Walt Disney olduğudur. İlk Walt Disney çizgi filmlerindeki karakterlerin büyük gözleri ve uzun bacakları vardı (Bambi vs....). Bu çizim tarzı bugün bazı batı animasyonlarında hala kullanılmaktadır. Örnek olarak ShowTV ve TRT'de yayınlanmış olan Genç Pocahontas'ı gosterebiliriz. Bu çizgi filmlerde de büyük gözleri, uzun bacakları olan karakterler kullanılmıştır ama bunlar anime değildir.

Walt Disney'den etkilenen Osamu Tezuka'nın yapmış olduğu animeler Disney'in bu tür çizimlerini kullanmışlardır ve bu uygulama bazı animelerde bügün de sürmektedir. Yani bu çizimlerin kökeni Japonların kısa olması değil, Walt Disney'in etkisidir. Bütün animelerde uzun bacak ve büyük göz kullanılmaz. Türkiye'de genelde sadece bu türde olan animeler yayınlandığı için bu konuda bilgisi olmayan insanlar böyle sanmakta. Eğer gerçekçi çizim istiyorsanız Ghost In The Shell, Jin-Roh gibi animeleri inceleyebilirsiniz.

Ama ben hep Japon'ların boy-göz takıntıları nedeniyle böyle şeyler yaptıklarını sanırdım...

 Barbie Hawaii Doll 
Bu takıntı az veya çok dünyadaki bütün ülkelerde, bütün ırklarda vardır. Peki neden? Tabii ki ideal insan tipinden. Yapılan bilimsel araştırmalar insanların bilinçaltını ve bilinç üstünü en çok etkileyen organın gözler olduğunu göstermiştir. Hatta yapılan cinsel araştırmalar karşı cinsi en çok etkileyen organın kadınların göğüsleri, popoları, erkeklerin omuzları olmadığını, karşı cinsin gözleri ve bakışları olduğunu kuşku getirmez bir şekilde ispatlamıştır. Uzun boylu olma isteği de Japonlara özgü değildir, boy ortalamaları ne olursa olsun tüm ülkelerdeki tüm ırklar için geçerlidir. Kiminde daha az, kiminde daha çok olabilir ama sonuçta bu evrensel bir istektir ve nedeni açıktır. Yani bütün insanların bilinçaltında ulaşmak istediği ideal insanın özelliklerinden biri de etkileyici gözlere sahip olmanın yanı sıra uzun boylu olmaktır. Sizce neden Barbie bebeklerinin uzun bacakları vardır?


Betty Boop 
Şimdi buradan batı animasyon tarihine bir göz atalım. Daha renkli ve sesli sinemanın olmadığı dönemlere bakalım.... Bu dönemde Fleischer Stüdyoları'nda çizilen dünyaca ünlü Betty Boop'un sizce neden çoğu anime karakterinden bile büyük başı, gözleri küçük ağzı ve burnu, upuzun bacakları vardı? Nedeni açıktır... Bu animasyonu Japonlar hazırlamadığına göre, bunu hazırlayanlar kısa boylu ve küçük gözlü Amerikalılar mıydı? Walt Disney bu gerçeklerin farkındaydı ve bunları animasyonlarda büyük bir başarı ile kullandı. Bu sırada oluşmakta olan Japon animasyon sanatındaki Osamu Tezuka gibi öncüler batı animasyonunda gördükleri bu çizimleri ve bunların anlamlarını özümseyerek kendi yapıtlarında kullanmaya başladılar. Sonuçta bütün ülkelerde her ırktan insan kullanılan bu animasyon tipini çok sevdi ve bu türün giderek popülerliği arttı. Animeyi çok seven batılılar kısa boylu ve küçük gözlü insanlar değiller. En uzun ırklardan olan Alman ırkına mensup insanların kendileri uzun boylu ve büyük gözlü olmalarına rağmen dünyada anime ve mangayı, özellikle Sailor Moon gibi bu şekilde çizilmiş yapımları en çok seven ve izleyen insanlardan olmalarını nasıl açıklayabilirsiniz ki?

Bu tarz çizimler sadece güzel görünme isteğinden dolayı mı kaynaklanıyor?

 
Hayır, başka nedenler de var. Bunlardan biri de görsel anlatım. Devasa boyutlardaki gözlere inanılmaz duygular sığdırabilirsiniz. Bu sayede çok derin ve etkileyici bir anlatıma ulaşabilirsiniz. Disney de 1942 yapımı Bambi adlı unutulmaz eserinde büyük gözler kullanarak bu etkileyiciliği yakalamıştır.

Ayrıca büyük göz bir sembol olarak da kullanılmaktadır. Büyük gözler bazı anime'lerde "masumiyet" ve "duygusallık" sembolüdür. Bu nedenle bazı anime'lerdeki karakterin gözleri çocukken büyüktür ama genelde karakterler yaşlandıkça masumiyetlerini kaybettiklerinden gözleri nispeten küçülür.

Neden anime ve manga'larda bazen İngilizce sözcükler geçiyor?

1862 yılında Japan Punch adında İngilizce bir dergi çıkartmış olan Charles Wirgman, Japon karikatürünün babası olarak kabul edilmektedir. Charles Wirgman'ın yapıtlarından günümüze miras kalan en önemli şeylerden biri de çoğu manga'da "İngilizce" sözcüklerin geçmesidir. Bu konuda daha ayrıntılı bilgiyi Manga Tarihçesi bölümünde bulabilirsiniz.

Sonuçta anime de bir tür çizgi film ve çizgi filmleri sadece küçük çocuklar seyreder değil mi?
Hayır. İlk olarak animeler sadece küçük çocuklar için yapılmaz, aksine bir çok animenin çocuklar tarafından izlenmesi yasaktır. Anime kendi içinde farklı türlere ayrılır. Bunların arasında çocuklar için yapılan animelerden, felsefe ve psikoloji içeren animelere (Evangelion vs.) ve çocukların izlemesinin kesinlikle yasak olduğu, büyükler için yapılan ve hayal bile edemeyeceğiniz kadar çok şiddet, cinsellik ve iğrençlik içeren animelere (la Blue Girl, Elfen Lied, Urotsukidoji vs.) kadar çok sayıda tür yer alır.

Hımmm.... Sanırım bu büyük bir endüstri olmuş....
Evet. Örnek vermek gerekirse Amerikalıların çizgi roman pazarı yıllık yaklaşık 100 milyon dolardır. Halbuki Japonya'daki Manga pazarı yıllık yaklaşık 5 milyar dolardır. Japonya'da animeler Türkiye'deki gibi televizyonda sadece çocuklar okuldan gelince gündüz seyretsinler diye yayınlanmaz. Japonya'da anime filmleri akşamları yani insanların en çok televizyon başında oldukları ve televizyon kanallarınca en çok önem verilen saatlerde Prime Time'da da yayınlanır. Ayrıca geceyarısından sonra da yetişkinlere yönelik animeler yayınlanır. Animeler Amerika, Fransa, Almanya gibi diğer birçok ülkede de bu şekilde yayımlanmaktadır.

Anlaşılan oldukça popüler bir şey....
Her yıl Amerika'da ve bütün Avrupa ülkelerinde anime-manga fuarları açılır ve çok büyük ilgi görür. Ayrıca bütün bu ülkelerde sadece anime-manga üzerine kitap, kaset, bebek, eşya satan özel dükkanlar bulunmaktadır. Hatta Amerika'daki hemen her üniversitede bir anime kulübü vardır.

Peki anime'lerin dünya animasyonundaki yeri nedir?
 The White Snake Enchantress 
Türkiye'de bilinmemesine karşın birçok anime dünya çapında hayranlıkla izlenmekte ve değişik ülkelerdeki bir çok saygın festivalde ödüller kazanmakta. İlk renkli anime sinema filmi olan 1958 yapımı The White Snake Enchantress'ın Venedik, Meksika ve Berlin festivallerinde ödüller kazanmasının ardından dünya çapında söz sahibi olmaya başlayan anime'ler, uluslararası yarışmalardaki bu başarılarını her yıl daha da arttırarak sürdürmekteler. Mesela Spirited Away filmi hem 2003 yılında en iyi animasyon dalında Oscar kazanmış hem de 2002 yılında dünyanın en büyük film festivallerinden olan Berlin Film Festivali'nde en büyük ödülü kazanmıştır.

Anime'nin başarısına doğal olarak batılı animasyon şirketleri de kayıtsız kalmıyorlar. Zaten uzun süredir batılı şirketlerle ortaklaşa birçok proje yapılıyor ve sonuçta ortaya mükemmel animeler çıkıyor. Buna Fransız-Japon ortak yapımı olan Mysterious Cities of Gold (Türkiye'de bilinen ismiyle Güneşin Oğlu Esteban) gibi bir çok örnek sayılabilir. Ayrıca, batı animasyonun temsilciliğini yapan Disney de artık anime'lerin başarısını açıkca kabul ediyor. Bu nedenle 1996 yılında yapılan Disney-Tokuma anlaşmasıyla Disney, Japon animasyonunun en büyük temsilcisi olan Studio Ghibli'nin anime filmlerinin dünya çapında dağıtımını ve pazarlanmasını üstlendi. Ayrıca Disney, Studio Ghibli'nin hazırladığı anime filmlerinin üretim masraflarının bir kısmını karşılayarak bu filmlere yatırım yapmaya başladı. Mesela Studio Ghibli'nin Tonari no Yamada-kun (My Neighbors the Yamadas) adlı filminin 2.4 milyar yen tutan üretim maliyetinin %10'u Disney tarafından ödendi. Ayrıca Disney, anlaşma uyarınca dağıtımını üstlendiği Studio Ghibli filmlerinden olan Princess Mononoke'nin İngilizce dublajı için 2.4 milyon dolar harcadı.

Anime ve Manga, bugün birçok batı üniversitesinde ders olarak okutulmakta ve incelenmektedir. Buraya tıklayarak bu konudaki akademik çalışmalardan bazılarına ulaşabilirsiniz. Hatta Türkiye'de Bilkent Üniversitesi'nde Modern Japan konulu English and Composition 102 dersinin konularından birisi de anime ve manga'ydı.

Bugün batı dünyasının en önemli yönetmen, yazar ve animatörlerinin bir çoğunun anime'ye karşı hayranlık duyduğu biliniyor. Bu kişiler Hayao Miyazaki, Mamoru Oshii, Katsuhiro Otomo gibi anime yönetmen, yazar ve animatörlerine olan hayranlıklarını açıkca dile getiriyorlar. Mesela birkaç örnek verirsek:

"Animasyonun yaşayan efsanesi" olarak adlandırılan Hayao Miyazaki hakkında, Buena Vista şirketinin başkanı Michael O. Johnson bir televizyon programında şöyle diyor:
Disney'in içinde Miyazaki'ye hayran olan çok sayıda animatör var....

Pixar stüdyolarının A Bug's Life ve Toy Story adlı filmlerinin yönetmeni olan John Lasseter şöyle diyor:
Pixar'da bir sorun çıktığı zaman çözemezsek Miyazaki'nin filmlerinden birini alıp izleriz ve ilham verecek bir sahne ararız ve bu her zaman işe yarar!! Hayrete düşer ve ilham alırız. Toy Story filmi Bay Miyazaki'ye çok büyük bir minnettarlık borçludur.


Steven Spielberg'in, Hayao Miyazaki'nin yönetmenliğini yapmış olduğu Lupin III: The Castle of Cagliostro'nun sinema tarihindeki en iyi macera filmlerinden biri olduğunu ve aynı zamanda en iyi araba takip sahnesine sahip olan film olduğunu söylediği söylenmektedir.
Disney'in Mulan filminin yönetmenleri olan Barry Cook ve Tony Bancroft şöyle diyorlar:
Miyazaki bizim için bir Tanrı gibidir...

Ayrıca, Disney'in Güzel ve Çirkin, Notre Dame'ın Kamburu filmlerinin yönetmenleri olan Gary Trousdale ve Kirk Wise'ın ve Disney'in Ariel, the Beast, Pocahontas ve Aladdin karakterlerinin baş animatörü olan Glen Keane'nin, Miyazaki'nin anime'lerine olan hayranlıkları biliniyor.
Batman ve süperman'in animasyon dizilerinin yazarı ve yapımcısı olan Paul Dini, Miyazaki'nin animelerine olan hayranlığını şu sözlerle dile getiriyor:
"Mükemmel", "olağanüstü" ve "gerçekliği ve animasyonu aşan bir film yapımcısı"

1987'den beri birçok Star Trek serisinde görev alan Rick Sternbach, Miyazaki'nin Nausicaa of the Valley of Wind adlı filminden etkilenerek Star Trek: The Next Generation'daki uzaylı ırklardan birine Nausicaäns adını vermişti.
Alien, The Abyss ve The Fifth Element gibi dünyaca ünlü filmlerin sahne planlamalarını yapmış olan ve dünyaca ünlü The Aedena Cycle ve The Airtight Garage gibi çizgi romanların yazarı olan Fransız sanatçı Jean "Mobius" Giraud, Miyazaki'yi şöyle tanımlıyor:
O, çocukların düşüncelerine en parlak alev... Miyazaki, animasyon olarak adlandırılan bu yeni sanatı soylulaştırdı.

Sandman ve Books of Magic gibi ünlü çizgi romanların yazarı olan Charles Vess, eserlerinde Miyazaki'nin yarattığı Totoro ve Kiki gibi bir çok karakter kullanmakta.
Dünyanın en büyük yönetmenlerinde olan Akira Kurosawa, Miyazaki'nin My Neighbor Totoro adlı filmini yüzyılın en iyi 100 filmi listesine koyuyor ve şöyle diyor:
Animasyon olmasına rağmen çok etkilendim. Nekobus'a gerçekten bayıldım. Kiki's Delivery Service'i izlerken ağladım. Film endüstrisi için aradığım bütün yetenekler anime'ye geçti. Bu yüzden film endüstrisinin gerçekten çok çalışması gerekecek. Genç insanları çeken böyle filmler yapmalıyız.

Matrix'in yönetmenliğini yapmış olan Wachowski kardeşler, dünyaca ünlü Ghost In The Shell, Patlabor, Blood: The Last Vampire, Jin-Roh, Urusei Yatsura gibi anime'lerin yönetmenliğini ve/veya yazarlığını yapmış olan Mamoru Oshii'ye olan hayranlıklarını devamlı dile getiriyorlar. Üstelik Matrix'deki birçok sahnenin aslında Ghost In The Shell'den esinlenmiş olduğu biliniyor. Bu iki filmi karşılaştıran ve Matrix'in Ghost In The Shell'den almış olduğu sahneleri inceleyen çok sayıda siteden birine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Titanic, Aliens, The Abyss, Rambo II, Terminator gibi sayılı filmlerin yazarlığını ve yönetmenliğini yapmış olan James Cameron, Mamoru Oshii'ye gönderdiği mektupta şunları söylüyor:
Ghost In The Shell, etkileyici bir kurgu çalışması. Yetişkinler için, edebi ve görsel mükemmelliğe ulaşmış ilk gerçek animasyon filmi. Dizaynı, görsel uyumun şiirselliği ve içeriğinin derinliği onu bilim kurgu filmlerinin içinde özel bir yere koyuyor. Oshii-san'a tebriklerimle - önemli bir görsel çalışma.

Robocop 2 ve 3 filmlerinin senaryosunun ve Batman-saga 'Return of the Dark Knight' ve Daredevil çizgiromlarının yazarı olan Frank Miller'ın Akira, Robot Carnival, Roujin Z, Spriggan (bu filminin konusu Türkiye'de geçmektedir) gibi anime filmlerinde yazarlık ve/veya yönetmenlik yapmış olan Katsuhiro Otomo'ya hayran olduğu bilinmektedir. Hatta Frank Miller, Robocop III filmindeki kötü karaktere Otomo adını vermiştir.

Türkiye'de Anime ve Manga'nın durumu nedir?
Türkiyede çok kısıtlı sayıda insan bu konuda bilgili.

Peki neden?

Bir çok neden var. Bunun bir nedeni Türkiye'deki Internet kullanımının çok az olması. Çünkü Internet bağlantısı olmayan birisinin bunlar hakkında gerçekleri ögrenmesi çok zor. Bu kişiler mecburen televizyonda gördükleriyle yetinmek zorundalar.

Ayrıca Türk toplumundan kaynaklanan bir sorun var. Türkiye'de çizgi filmlerin sadece küçük çocuklar için yapıldığı düşünülür. Eğer izleyen kişi çocuk değilse toplum tarafindan küçük görülür ve dalga geçilir.

Üstelik Türkiye'de bazı önyargılar var. Çoğu kişi Japon çizgi filmi deyince Şeker Kız Candy gibi şeyler düşünüyor, sadece uzun bacaklı koca gözlü karakterler akıllarına geliyor ve bütün Japon çizgi filmlerinin böyle olduğunu sanıyor. Malesef çoğu kişide bunlara karşı bir antipati oluşmuş durumda ve bu kişiler anime'ın bunlardan çok daha farklı bir şey olduğunu bilmiyorlar. Malesef bunun en büyük nedeni ise Türk televizyonlarında bu güne kadar sadece bu tür animelarin yayınlanmış olması.

Peki neden Türkiye'de diğer türlerde animeler yayınlanmıyor?

Malesef televizyon kanalları diğer anime'ları tercih etmiyorlar çünkü sadece küçük çocukların çizgi film seyrettiğini düşünüyorlar ve diğer animelari getirmiyorlar. Ayrıca RTÜK'ten korkuyorlar, çünkü ShowTV eskiden çok sayıda güzel ve orjinal animelar gösterirdi ama bir anime yüzünden 1 gün kapatma cazası aldı!! Ayrıca Pokemon yüzünden ATV 1 gün kapatma cezası aldı. StarTV ise One Piece yüzünden uyarı aldı. Dünyada anime yüzünden 2 TV kanalı kapatılan herhalde tek ülke Türkiye'dir.

Diğer ülkelerle Türkiye'yi karşılaştırabilir misiniz?

Anime ve manga sadece Afrika ve Arap ülkelerinden bazıları ve bir de Türkiye'de tanınmamaktadır.

Peki animelerin arasında kalitesiz ve kötü olanlar da yok mu?
Elbette kötü olanları da var. Bugün kapitalist düzen sonucu Hollywood nasıl dünyanın en iyi filmlerinin yanı sıra dünyanın en kötü filmlerini de üretiyorsa, doğal olarak yalnızca anime'nin genel popülaritesinden yararlanmak için yapılmış bazı kalitesiz anime'ler de vardır. Bu nedenle sitede kaliteli ve başarılı anime'leri tanıtarak yeni başlayanlara yol göstermeye çalışıyoruz.
"..and maybe knowing isn't the point."Chuck Palahniuk

nonconformıst
  • Vazgeçilmez Fan
  • *
  • İleti: 1768
  • Popülerlik: 0
Ynt: Anime-Manga
« Yanıtla #79 : 07 Şubat 2008, 09:32:02 »
0
hellsing in müziklerini yapan grup kim acaba   ::)
Gördüğümü görecekler diye ödüm geriliyor

Deimos
  • Ultra Malt Fan
  • *
  • İleti: 632
  • Popülerlik: 0
Ynt: Anime-Manga
« Yanıtla #80 : 15 Şubat 2008, 13:11:16 »
0
Yazı güzelmiş, sağol kuzeeen.
Devil May Cry'ın kısa zamanda animesini ele geçirmek istiyorum.DMC3 gibi bi oyunu oynadıktan sonra.
Söylemeden geçemeyeceğim, Dante kadar karizmatik (?) bir karakter görmedim.
Ayrıca soundtrack demişken, Asian Kung fu Generation diye hoş bir jrock grubuyla tanıştım geçende, çok iyi anlaşıyoruz.
Naruto'nun bir ara giriş müziği olan Haruka Kanata'yı yapmışlar.Onun dışında Full Metal Alchemist'in de soundtrackinde yer edinmişler.Çok güzel bağıran bir vokalistleri var.
Zaten Naruto'nun soundtrackleri ayrı ayrı güzel.Go! var birde.Onu kim icraat etmiş bilmiyorum.Flow gibi birşey olması muhtemel.

Şöyle bir de edit yapayım, Naruto Türkiye'de gösterilmeye başlayacakmış.Mangalarını ve dvdlerini de ele geçirmek mümkün.
« Son Düzenleme: 17 Şubat 2008, 12:54:53 Gönderen: Deimos »
mostly harmless.

thewitchof_punk
  • Global Moderator
  • *
  • İleti: 2601
  • Popülerlik: 0
Ynt: Anime-Manga
« Yanıtla #81 : 18 Şubat 2008, 22:26:56 »
0
önemli değil kuzen  :)
trt de yayınlamasınlar narutoyu  :P
"..and maybe knowing isn't the point."Chuck Palahniuk

Deimos
  • Ultra Malt Fan
  • *
  • İleti: 632
  • Popülerlik: 0
Ynt: Anime-Manga
« Yanıtla #82 : 15 Temmuz 2008, 16:38:23 »
0
Önceleri mangadan pek haz etmezdim. Hoş, haz ne demek onu da bilmiyorum. Herneyse.

Death Note'u izledik bitti, güzeldi. Ama gördük ki mangası da pek güzelmiş. Onun dışında zamanında başlayıp bıraktığım bir Claymore vardı. Animesi tartışmasız harikaydı. Okumak da çok güzel oluyorumuş. Şimdiden "Bu bitince ne okusam acaba?" diye düşünmeye başladım hatta. Demek istediğim şudur ki; okumak her zaman için daha eğlenceli oluyor.

Ahh, bir de Naruto'nun mangası var. Onu da yarım bırakmıştım. Hiç izlemediğim bir klasiği bulup okumak, sonra izlemek, ondan sonra da animesine laf atmak istiyorum. "Manga daha güzeeeeeeeel. Önce mangayı okuyun, tamam mı" falan demek istiyorum. Evet, çok istiyorum. :)
mostly harmless.

thewitchof_punk
  • Global Moderator
  • *
  • İleti: 2601
  • Popülerlik: 0
Ynt: Anime-Manga
« Yanıtla #83 : 22 Temmuz 2008, 15:37:13 »
0
efenim death note'un iki filmini de izlemiş bi insan olarak mutlaka izleyin diyorum özellikle ikinci filmi daha bi beğendim L'i oynayan çocuk ayrı bişey zaten :P bi de Light'ın kardeşi Sayu'yu çok beğendim =) neyse üçüncü filmin adı 'L change the world' imiş..L'in son günleri anlatılıyorumuş filmde..bu akşam izlicem büyük ihtimalle o zaman görüşlerimi aktarırım size :P
"..and maybe knowing isn't the point."Chuck Palahniuk