trainspotting, how high, the fountain, the prestige, magnolia, little nicky, bu devirde izlemeyen kaldıysa; v for vendetta ve fight club.
bi anda aklıma gelenler arasında.
hatta bi de anlatayım ufaktan, e yazmış kaçmış bu, ne ki bu ki gibi bi durum olmasın.
trainspotting; uyuşturucu bağımlısı gençleri requiem for a dream gibi eziklemeden anlatabilmiş bi film, bi de iskoç aksanı sevengil bi insan olduğumdan kelli, tadından yenmez.
how high; bildiğin komedi, ben seviyorum.
the fountain; üç paralel evrende geçen üç aşk hikayesi gibimsi.
the prestige; sihirbaz iki abim var, rakip bunlar falan böyle ama tabi benim anlattığım gibi kötü bi senaryosu yok, mis gibi film.
magnolia; ne desem bilemedim, 3 saatlik filmi iki kere arka arkaya koyup izlemişliğim var diyeyim.
little nicky; babası şeytan olan gençler dünyada takılırsa ana temalı, romantik komedi bağbında, ozzy osbourne'lu güzide film.
v for vendetta; guy fawkes abimizin etkisinde kalmış hafiften kırmış v'nin hikayesi gibimsi.
fight club; brad pitt'e rağmen izlenebilecek az filmlerden.