100471 İleti 1642 Konu - Gönderen: 8961 Üye - Son Üye: aragorn

Gönderen Konu: malt rolling stone röportajı  (Okunma sayısı 2079 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

clgn448
  • Vazgeçilmez Fan
  • *
  • İleti: 3283
  • celegene
  • Popülerlik: 0
malt rolling stone röportajı
« : 08 Eylül 2007, 04:32:21 »
0
İşte Rolling Stone'un Malt röportajı:

Önce karmaşık bir cümleyle başlayalım: Malt'ın ilk albümünün adı, Kendi Adını Taşıyan İlk Albüm. Sonra daha basit bir cümleyle devam edelim: Malt, Cenk Durmazel, Cenk Turanlı, Barış Ertunç ve Güray Gürsoy'dan oluşuyor. Durmazel'i Erdem Uygan'la yaptığı televizyon ve radyo programlarından tanıyorsunuz (Kısaca Cenk-Erdem). Barış, Güray ve Cenk Turanlı'nın de underground müzik camiasında hatırı sayılır bir ünü var (Antisilence ortak noktaları). Cenk Durmazel, radyoda çalan bunalım şarkılardan fenalık geçirip 'gaz şarkılar' yapmak isteyince Malt'ı kuruyor. Ve sistemli bir çalışmanın ardından grup ilk albümünü (hayır ismi bir daha tekrar edilmeyecek!) çok kısa sürede kaydediyor. Sert ama ikinci dinleyişte eşlik etmeye başlayacağınız şarkılardan oluşan bu albümle ilgili her şeyi Malt'a sorduk. Viski ve bira içerken yanıtladılar.

Barış ve Cenk'i Aylin Aslım'la çalarken Manhattan Bar'da dinlemişsin ilk defa.
Cenk D.: Evet gayet de lezizdi.
Tesadüfen mi gitmiştin oraya?
Cenk D.: Erdem'in doğum günüydü. Ama aklımda o zaman grup falan yoktu. Evde oynadığım parçalar vardı. Etnik müzik üzerine pesimist rap. Bazen "Yine Kavırma gibi bir grup kurup barlarda mı çalsak?" diye düşünüp sonra "Aman ya kim uğraşacak," diye vazgeçiyordum. Sonra bir gün arabada giderken, radyoda çalan şarkılara "Ööf!" falan oldum.
Hangi radyoydu?
Cenk D.: Eksen. Muhtemelen de Gülşah çalıyordu. O saatte anca o çalar. Gülşah'a buradan tokatlarımı sunuyorum. Öyle dellenince bir grup kurmaya karar verdim. NTV'de kantinde otururken Erdem'e "Grup kurmam lazım. Senin doğum gününde dinlediğimiz grup var ya, arasana onları," dedim.
Cenk T.: Bir gün telefonum çaldı. Tanımadığım bir numara. "Abi n'aber ben Erdem." "Hangi Erdem?" "Uygan." "O kim lan?" diyorum. "Ya Cenk'le Erdem'deki Erdem," dedi. Daha önce bizi izlemeye gelmişti, tanışıyorduk. "Abi çalıyor musunuz akşam, biz geleceğiz Mojo'ya," dedi. Sonra sadece Cenk geldi. Bizi tuvalette sıkıştırdı.
Önceden tanışıyor muydunuz?
Cenk T.: Merhabamız vardı.
Cenk D.: Biz Kavırma olarak Kemancı'da çalarken Cenkler geliyorlardı. Oradan surat bazında tanıyordum. Ama Barış'ı hiç bilmiyordum. Gerçekten iğrenç bir insanmış. Keşke hiç bilmeseymişim.
Siz Cenk Durmazel'le ilgili ne düşünüyordunuz tanışmadan önce?
Cenk T.: Fanıydım. En çok güldüğüm insandı.
Cenk D.: Cenk benim fan'ımdı, Barış CPU'mdu, Güray da hard disk'imdi.
Barış: Ben Cenk-Erdem'i 93'te, üniversitenin ilk zamanlarında proje çizerken dinliyordum radyodan.
Cenk D.: Esas tanıştıktan sonra şu ortaya çıktı. Barış ve Güray İzmitli ya, Badluck'la İzmit'e konser vermeye gittiğimizde...
Güray: Ha evet seneler önce.
Cenk D.: Fanzin mi çıkarıyordunuz siz?
Barış: Evet, Enfaktüs. Röportaj yapmıştık Badluck'la. Murat diye bir arkadaşım yapmıştı. Biz o zaman tıfıl çocuklarız. Badluck İzmit'e gelmiş falan.
Cenk D.: Tıfıl dediği de aramızda dört yaş var.
Barış: Ben lisedeydim sonuçta. Bu herifler de uzun saçlı rocker tiplerdi. O zaman çok fazla yerli grup da yoktu, albüm de çıkmıyordu, bütün yerli prodüksiyonları alıyorduk. Üniversiteye girdikten sonra radyo programlarına kopardım. Hatta o zaman başka bir kanalda aynı saatte Beyaz'ın programı vardı. Suat diye bir arkadaşım Beyaz'a kopardı, ben Cenk-Erdem'e. "Cenk-Erdem daha komik, hayır Beyaz daha komik," diye kapışırdık.
Cenk T.: Şimdi hangisi daha komik?
Barış: Şimdi... Cem Yılmaz daha komik.
Sizi Mojo'nun tuvaletine çağırdığında şaşırdınız mı?
Cenk T.: "İki dakika konuşmam lazım sizle, gelsenize," diye çağırdı. "Kafamda böyle böyle bir şey var," dedi. Bizi etkileyen şu oldu: Bir grup kurmak istiyordu, 'band' mantığıyla hareket ediyordu.
Barış: Biz de "Eyvah nasıl başımızdan savıcaz bu herifi bu akşam," dedik.
Cenk D.: Evet, şimdi de Barış daha komik.
Cenk T.: "Size bir hafta süre veriyorum, düşünün," dedi. Elinde nakaratlar vardı.
Cenk D.: Mesela "Katır", "Aşkın Gözü", "Gol" ve "Gezegen"in nakaratları vardı. Ama verse'leri ne idüğü belirsiz şeylerdi. Rıza Erekli'ye falan dinletiyordum. "Bunların nakaratları acayip, verse'leri de adam edersen olur," diyordu.
Barış: Bir araya geldiğimizde bize elindeki her şeyi dinletti.
Ne düşündünüz o nakaratlar hakkında?
Cenk T.: Ben "Delirmişsin," dedim.
Ne açıdan?
Cenk T.: O kadar bunalmış ki... O dönemki modunu bize anlattı bir de.
Cenk D.: O dönemki mod da sene 2000. Kriz patlamış, iş yok, güç yok. Kalkıyorsun, yapacak hiçbir şey yok. Kahveyi koyuyorsun, başlıyorsun dıngır dıngır müzik yapmaya. Bir gün, iki gün, üç gün... Bu altı ay sürünce hafiften "Kenarları yedim, şimdi ortalardan devam edeyim," diye gri hücreleri lüpletmeye başlıyorsun. Öyle bir dönemin evladıdır onlar.
İnsanlar muhtemelen senden komik bir şeyler bekliyorlar. Evet şarkılarda mizah, ironi, kelime oyunları var ama altında çok da büyük bir ciddiyet varmış gibi geldi bana.
Cenk D.: Evet.
Cenk T.: Kesinlikle öyle. Espriler de tam yerinde ve kararında.
Ama komedi değil, trajikomik belki.
Cenk D.: Müebbet Muhabbet de öyledir aslında. İlk çıkış noktası bizim zehrimizdir. Üniversitedeki o bayıntılı yıllar. "Ne yapacağız, mühendis olacağız da ne olacak,"tan çıkan bir şeydi o. Müebbet Muhabbet artık biraz bizim zehrimiz olmaktan çıkıp başka bir tarafa kaydı. O yüzden bana bir zehir lazımdı.
Peki çalışmaya başladığınız zaman hiç zorlandınız mı?
Cenk D.: Çok kolaydı.
Güray: Pat diye oldu.
Parçaları da çok kısa sürede bitirdiniz değil mi?
Cenk T.: Evet. Tamamen kolektif bir çalışmaydı. Hatta bazı buluşmalarda bir gecede bir parça bitirdiğimiz oldu.
Barış: Bir parçaya başladığımız anda zaten çok fazla konuşmuyoruz. İlk başta müzik konuşuyor. Sonra düzenleme aşamasında konuşuyoruz.
Cenk T.: Yaptığımız kadarını yapıp en ham haliyle bilgisayara atıyorduk. Cenk evde birkaç gün takılıp söz yazıyordu.
Cenk D.: Ondan sonra da stüdyoya giriyorduk. Şarkının tonuna bakmak için.
Cenk T.: Güray neler yapabileceğine bakıyordu.
Cenk D.: Mesela Güray şöyle bir fikir veriyordu: "Davulları bu şarkıda ben çalayım."
Peki ilk bir araya geldiğiniz zaman bir tedirginlik yaşadınız mı? Sonuçta Cenk tanınan bir insan. Yani kendini ifade etme, biraz orta yolu bulma çabasına girişti mi size karşı?
Cenk T.: Biz ev provalarına gittiğimizde, akşam 10'da buluştuk diyelim, sabaha kadar sadece müzik yapmadık, arada çok konuştuk ve birbirimizi dinledik. Cenk kendini anlattı, zamanında neler yaşadığı anlattı.
Barış: Bazen hiç çalışmadık, sadece muhabbet ettik.
Cenk'ten hep espri yapmasını beklemediniz değil mi?
Cenk T.: Hayır canım, zaten normal hayatında öyle bir herif değil. Normalde aslında ciddi bir adam.
Cenk galiba televizyonda göründüğünden başka, çok da prensip sahibi, net, her adımı planlı biri.
Cenk D.: Evet, kartlarım açıktır hep.
Barış: Sonuca yönelik biri.
Cenk D.: Her şeyin kafamda net olması lazım. Bayağı bir satranç oynarım. Müebbet Muhabbet'in de Müebbet Muhabbet olmasında o satrancın etkisi var. 15 sene oldu, herkesin "E bunu ben de yaparım," dediği yerden başka bir yere geldi olay. Hani herkes onu yapıyorsa bile "Ben oradan para kazanıyorum aloo," dediğimiz bir yerde artık. Espri konusunda da, kimi komedyen vardır, devamlı fıkra anlatır, espri yapar, ben liseden beri çok az konuşurum. Uyuzumdur. Erdem de tekken öyledir.
Bu arada Erdem size destek oluyordur mutlaka...
Cenk D.: Erdem önce kendine destek olsun. Kim ulan o!
O da gitar çalacak mı konserlerde?
Cenk D.: Olabilir. Ona konserde bakacağız. Acayip bir gösteri planlayalım, üçüncü şarkıda Erdem tavandan asansörle insin demiyoruz. Erdem o gün oradaysa gelir, çalar, takılırız. Bütün olayın Malt açısından spontane, sakin ve doğal olması lazım.
Parçalarınız gayet sert ama melodik de bir yandan. Yine de "Türk kulağına ters" klişesiyle karşı karşıya kalacağınızı düşündünüz mü?
Cenk D.: Ben bunların tamamen bir yalan üzerine inşa edildiğini düşünüyorum. Sadece müzik de değil, diziler de öyle. Belli bir takım insanlar var, tam olarak nasıl yaşadığını bilmedikleri insanlar üzerine ticari fikirler üretiyorlar. Mesela reklamcı bir arkadaşımız var, dinlettik şarkıları "Abi bu çok ecnebi gibi olmuş," dedi. "Peki sen beğendin mi?" "Ben koptum, acayip sevdim," dedi. "Peki senin gibi kaç insan var?" dedim, "Bayağı bir var," dedi. E senin gibi bayağı bir adam varsa, onlara hiçbir iş yapılmıyor o zaman. Biz de size iş yapıyoruz.
Kendi Adını Taşıyan İlk Albüm'ün, dinlerken tabiri caizse hayvan gibi bira içilecek bir albüm olduğunu düşünüyorum.
Cenk D.: Bira içilmez, viski içilir.
Valla şarkılara bakınca viski daha kont içkisi gibi kalıyor.
Cenk D.: Öküz gibi içersen kont gibi olmuyorsun, öküz oluyorsun.
Yok yok bira...
Cenk D.: Dinleyen bir arkadaş bütün albüm için "Bira iç iç kudur" şeklinde kısa bir açıklama yaptı. Bir buçuk yıl harcadık, hayvan bir cümlede anlattı.
Malt adını bulmanız çok uzun sürdü mü?
Güray: Her kararımız gibi kısa sürdü.
Barış: İsimle ilgili ilk konuştuğumuz anda Cenk "Malt," dedi, "Aa olur abi," dedik.
Cenk D.: Biz o sırada aslında sizin üçnoktabir ismini konuşuyorduk. (Cenk T. ve Barış, aynı zamanda üçnoktabir üyesi.)
Bu arada "Deprem" adlı şarkıda da tesadüfi bir şekilde 'üçnoktabir' geçiyor.
Cenk D.: Hayır, siz onu benim sözlerimden çaldınız. üçnoktabir'in albüm kapağına "Grup ismini Cenk Durmazel bulmuştur!" ibaresi koyacaksınız.
Cenk: Dinleyenler de şöyle düşünüyor, "Cenk size bir gönderme yapmış."

Kısa Kısa
• Kendi Adını Taşıyan İlk Albüm'de 10 şarkı var.
• Sözler Cenk Durmazel'e, müzik ve düzenleme ise Malt'a ait.
• "Gezegen" adlı parçanın nakaratı Durmazel'in yazdığı ilk Türkçe söz (1997).
• "Motor"da Mazhar Fuat Özkan'ın "Sarı Laleler"ine ve Göksel'in "Arka Bahçemde"sine bir gönderme var. "Ama kişilere gönderme değil, pek çok kişiye gönderme," diyor Durmazel.
• Cenk-Erdem'in Müebbet Muhabbet ve Abesle İştigal adlı programları Digitürk'te devam ediyor.
• Cenk Durmazel, 1990'da kurulan Badluck grubunun solistiydi.
• Cenk Turanlı ve Barış Ertunç, özellikle metal müzik camiasının yakından takip ettiği pek çok grupta çaldı. Şimdi ise üçnoktabir'le albüm kaydındalar.
• Güray Gürsoy, Sinefekt'te Görsel Efekt Tasarımcısı.

top yan ağlarda ben ağlamaz mıyım 
*HGÖ*

zomozo
  • Vazgeçilmez Fan
  • *
  • İleti: 1037
  • Popülerlik: 0
Ynt: malt rolling stone röportajı
« Yanıtla #1 : 08 Eylül 2007, 10:05:36 »
0
abi paylaşm için çk saol sabah sabah okdm hpsini :D
Once more I say goodbye,to you...

rakun
  • Mega Malt Fan
  • *
  • İleti: 305
  • buralar gitsin sen gitme...
  • Popülerlik: 0
Ynt: malt rolling stone röportajı
« Yanıtla #2 : 08 Eylül 2007, 13:07:03 »
0
bu hangi sayının
güzel bi röportaj olmuş üçnoktabir meselesi falan :D

illeth
  • Süper Malt Fan
  • *
  • İleti: 114
  • Popülerlik: 0
Ynt: malt rolling stone röportajı
« Yanıtla #3 : 08 Eylül 2007, 13:31:26 »
0
Cenk D.: Cenk benim fan'ımdı, Barış CPU'mdu, Güray da hard disk'imdi.

ehehe koptum ya saol arkadaş çok hoş doorusu :D
aşkımız bitti :'(

öslem
  • Vazgeçilmez Fan
  • *
  • İleti: 2405
  • Popülerlik: 0
Ynt: malt rolling stone röportajı
« Yanıtla #4 : 09 Eylül 2007, 20:49:02 »
0
güzel röportaj her zamanki gibi  :) paylaşım için teşekkürlerimi sunuyorum...
her kapının bir handikapı vardır. // HGÖ !