100471 İleti 1642 Konu - Gönderen: 8961 Üye - Son Üye: aragorn

Gönderen Konu: Helloween  (Okunma sayısı 926 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

_zeppelin_
  • Mega Malt Fan
  • *
  • İleti: 319
  • Popülerlik: 0
Helloween
« : 01 Nisan 2007, 13:53:48 »
0
Helloween’in kuruluşu 70’li yılların sonlarına dayanır. 1979’da müziksever iki arkadaş, Kai Hansen ve Piet Sielck birlikte müzik yapmaya başlarlar, birlikteliklerine de Gentry ismini verirler.

Uzun süre dikiş tutturamazlar, aradıkları elemanları bulamazlar, sonunda grubun adı “Ironfist”, basçısı Markus Grosskopf, davulcusu ise Ingo Schwichtenberg olur. Ardından efsanevi gitarist Michael Weikath’ın grubu "Powerfool"dan ayrılıp “Ironfist”e katılımıyla çekirdek kadro kurulur.

1985 yılında ise ilk EP ve ilk albümlerini yayınlanır. “Walls Of Jericho” isimli albümden belki amatörlük akmaktadır ama insanlar bu grubun potansiyelini farketmişlerdir. Çok geçmeden birkaç plak şirketinden teklif alırlar. “Walls Of Jericho” albümü, Helloween’in şu anki müziğiyle kıyaslandığında çok basit kalıyor ama Kai’nin o zaman bile muhteşem olan gitar becerisi ve Ingo’nun tekniğiyle ortaya çok saf ve enerjik bir albüm çıkmıştır. Dünya’nın en iyi metal vokalistlerinden biri olan Michael Kiske grubundan ayrılarak Helloween’e geçer.

Kiske’nin katılımıyla grupta kısa zamanda büyük değişiklikler olur. 1987’de Metal tarihinin de dönüm noktalarından sayılan “The Keeper of The Seven Keys Part:1” albümü çıkar. İki senede alınan yol ise inanılmazdır. “Walls of Jericho”dan çok daha temiz, çok daha melodik ve profesyonel bir tarza kavuşmuştur grup. O kadar ki, geçen on sene içinde yaptıkları en kaliteli işin “The Keeper of The Seven Keys Part:1” albümleri olduğunu düşünüyor çoğu hayranı.

İsminden de anlaşılacağı “The Keeper of The Seven Keys Part:1” bir çifte albüm olarak düşünülmüştü, fakat henüz çok yeni olan bu gruba plak şirketi izin vermedi. Böylece “The Keeper of The Seven Keys Part:2”nin çıkması biraz gecikti.

Keeper serileri, “A Tale That Wasn’t Right”, “Halloween”, “Keeper Of The Seven Keys”, “Future World”, “Dr.Stein”, “I’m Alive”, “I Want Out” gibi hitler çıkarır, özellikle “A Tale That Wasn’t Right” önemli bir yere sahiptir.

Halen pekçok grup kendine “Keeper:2” albümünü örnek almaktadır ve bu albüm hâlâ diğer albümlerinden çok satmaktadır. Helloween’ın metal dünyaına yeni bir tarz getirdiği “Keeper:2”den sonra farkedildi ancak..

Michael Kiske ın müzik zevki metal dışıydı. bu onu gruptan ayırmıştır. Son olarak bir Live album çıkaran grup, (Live In The UK) uzun süreli sessiz bir döneme girmiştir.
1991’de sessizlik bozulur, “Pink Bubbles Go Ape” albümü gelir. Üstüste üç mükemmel ve gittikçe gelişen albümden sonra tam bir hayal kırıklığıdı. Yeni gitarist Roland Grapow tepkiler alır.

“Pink Bubbles Go Ape”, çok kötü değil gerçi ama Helloween’in o eski uyumu, hızlı soloları yok. Kiske grubu kendi müzikal zevkleriyle etkilemeye başlamış ve çok değişik etkilenimler seziliyor albümde. Tek kayda değer parça “The Chance” kabul edilir.

1993 Chameleon, artık metalden tamamen uzak şeylere doğru ilerlenildiğini gösteriyordu. Yer yer blues, yer yer caz, yer yer de tanımlanamayacak müzikler, efektler kullanan grup, iyice köklerinden kopmak üzereydi. Albüm belki müzikal açıdan gayet iyiydi, ama hayranları, sevenleri metal dinlemek istiyordu topluluğun, ne de olsa grubun bir çizgisi oturmuştu.

Bu başarısızlıkların üstüne grup ve fanlar tarafından istenmeyen Michael Kiske ayrılır. Çok iyi bir vokalist olmasına rağmen artık farklı birşeyler denemek istiyordu, bu ise Helloween’in sonu demekti. Ayrıldı demek yanlış oluyor bu yüzden, Weikath’ın onu resmen kovduğu biliniyor.

Bu bocalama döneminde “The Best, The Rest, The Rare” adlı bir toplama albüm çıkarılır.

Yeni vokalist olarak, “Pink Cream 69” grubunun vokalisti Andi Deris seçilir. Yine de, Andi’li ilk albüm “Master Of The Rings”, tekrar eskiye dönüş sinyalleri vermektedir. İçinde “Where The Rain Grows”, “Why”, “In The Middle Of A Heartbeat” gibi klasikleri barındıran albüm beklentileri karşılamaktan uzaktır.

Tam grup eski havasına kavuşacak derken davulcu Ingo bir trenin önüne atlayarak intihar eder. Yerine “Gamma Ray” grubundan Uli Kusch geçer. Ardından Helloween tarihinin en karamsar albümü gelir. “The Time of The Oath”... Albümle Helloween’in kesin dönüşünü müjdelenir. Çok büyük zorluklar atlatıldıktan sonra, böyle bir gruptan beklenmeyecek kadar melankolik ve karanlık bir albüm “The Time Of The Oath”.

Yine de, Andi’nin ilk albümdeki tecrübesizliğini yenmesi sayesinde, muhteşem bir çalışma çıkmıştır ortaya. “Time Of The Oath”, “Kings Will Be Kings”, “Forever and One” öne çıkan parçalardır.

Turlar da daha çok ilgi görmeye başlamıştır tekrar. Andi de samimiyeti sayesinde hayranlarca çok sevilir. Bu turlardan bir konser kaydı çıkar, “High Live” isminde. İki cd’den oluşan albüm bir konser albümünün nasıl olması gerektiği konusunda iyi bir örnektir.

Helloween, iki senelik bir aradan sonra tekrar stüdyoya girer. “Better Than Raw” isimli yeni albüm, “Keeper” tadında, biraz daha olgun ve sağlam yapısıyla büyük başarı kazanır. Her açıdan muhteşem olan bu albümde “Midnight Sun” tarihlerinin en iyi parçasıdır.

Kuruluşlarının onbeşinci yılını kutlamak amacıyla seçme şarkılardan oluşan bir albüm düşünülür. Ancak daha yenilikçi bir işe girişilir ve başka grupların parçalarını seslendirdikleri bir albümde karar kılınır: “Metal Jukebox”. Metal açısından bir şey beklenmemesi gereken albümde David Bowie’den ABBA’ya, Beatles’a çok çeşitli isimler var.








tek kelimeyle taptığım grup...
..::X METAL Y METAL YOKTUR,SONSUZ OLAN HEAVY METAL VE ROCK'N ROLL DÜR::..

Silence
  • Global Moderator
  • *
  • İleti: 2469
  • marks&Silencer
  • Popülerlik: 0
    • www.rockturkey.com
Ynt: Helloween
« Yanıtla #1 : 01 Nisan 2007, 14:15:13 »
0
http://www.maltrock.biz/forum/index.php?topic=278.0

daha önce açılmış bir başlık.

arama yapmadan başlık açmayınız.
aşkın gözü kör olabilir ama inan bana karnı açtır,iyi sindirilmemiş bir aşk üçüncü tekillere muhtaçtır...