100471 İleti 1642 Konu - Gönderen: 8961 Üye - Son Üye: aragorn

Gönderen Konu: Muse  (Okunma sayısı 11716 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Silence
  • Global Moderator
  • *
  • İleti: 2469
  • marks&Silencer
  • Popülerlik: 0
    • www.rockturkey.com
Muse
« : 18 Ocak 2007, 11:39:25 »
0
Yaşları 20 civarında olan İngiliz üçlü grup Muse, punk ve progressive rock'ı birleştiriyor. Birçok progressive rocker gibi çalışmaları operaya benziyor; sağlam bir altyapı üstüne Matt Bellamy'nin soprano aryalarını dinliyoruz. İlk albümlerinin yapımcılığını Radiohead'in The Bends albümünün de yapımcısı olan John Leckie üstlenmiş fakat Nirvana ve Tom Waits'ten olduğu kadar Jeff Buckley ve Deftones'tan da esinlenen Muse'u Radiohead taklidi olarak nitelendirmek çok acımasız olur...

Güney İngiltere'de küçük bir şehirde Muse grubunu kuran üç delikanlının, bulundukları can sıkıcı, tekdüze ortamdan müzik
yaparak uzaklaşmaktan başka amaçları yoktu başlangıçta... Matthew Bellamy (gitar, vocal), Chris Wolstenholme (bass) and Dominic Howard (drums) çok erken yaşlarda bir araya geldiler ve birlikte müzik yapmaya başladılar...

13 yaşında Gothic Plague adında ilk kayıtlarını yaptılar. Basta Chris, davulda Dominic ve Matthew gitarist ve solist olarak yer aldı; 90'ların hit şarkılarının kendi soundlarıyla coverlarını yaptılar; bu onlara önemli bir başarı getirmedi; Gothic Plague'dan sonra Fixed Penalty, ve ardından Rocket Baby Dolls...

Grup üylerinin söylediklerine göre, bu başarısızlık onları yıldırmadı tam aksine daha da hırslandırdı. Daha seçici davranarak ve daha özenli çalışarak kendi şarkı sözlerini yazmaya, bestelerini yapmaya başladılar ve bir daha asla cover yapmayacaklarına yemin ettiler. Kendi şarkılarını seslendirmeye başladıklarında da her şey bir anda değişmedi, izleyicisiz konserler veriyorlardı...

Müzikte kendi kimliklerini ve tarzlarını arayışları devam etti. Britpop onlara klişe ve tutkusuz geliyordu, (Britpop, 90'ların başından günümüze dek, İngiltere'nin popüler grupları -özellkle alternatif rock grupları- için kullanılan genel bir tanımlama) kendi müziklerinin bu kategoride olmasını istemiyorlardı. Bütün ülke Blur ve Oasis'e kilitlenmişken onlar ilgilerini Atlantik'in öteki yakasına çevirdiler. Günler ve geceler boyu Amerikan alternatif rock gruplarını dinleyip incelerken, dinlemekten asla vazgeçemedikleri iki albüm vardı: Nirvana- Nevermind ve Radiohead- The Bends; bu iki albüm onlara müziğin anlamıyla ilgili net bir fikir veriyordu...

Bu ciddi arayış sonrasında ne yapacaklarına karar verdiklerinde "Muse" adını aldılar ve her şey esas bu noktada başlamış oldu. Müzik artık bi kaçış olmanın ötesinde bir tutku haline gelmişti onlar için... Provalar daha da sıklaştı, özellikle canlı performans fırsatlarını kaçırmamaya çalışıyorlardı, küçük büyük bir çok salonda sahne alıyorlardı. Daha hırçın bir müzik, atom-smashing gitar ve görkemli bir vokal, derin ve bol kelime oyunlu şarkı sözleri... Bütün bunlar Muse'u kendi tarzına ulaştırmıştı. İlk iki single Muse (1997) ve Muscle Museum(1998) ilk önemli başarıları oldu. insanlar bu dinledikleri şey her neyse, gerçekten hoşlanıyorlardı... Bu iki single'ın yanına canlı performaslarını da ekleyerek "Dangerous Records" adında bir bantta birleştirdiler. Giderek merak uyandırıyorlardı ve basınının kendilerine olan ilgisi artmıştı; New York'taki CMJ festivaline davet edildiler, Mercury Lounge'daki olağanüstü şovlarından sonra Amerika'da da ilgi uyandıran bir grup haline geldiler... Bundan bir yıl sonra Maverick Records'la antlaştılar ve ilk albümleri Showbiz'i Eylül 1999'da çıkardılar.

Showbiz New Musical Express dergisinde haftanın albümü seçildiğinde şöyle bir başlık atılmıştı : "Muse'a bakın, bu kadar genç insanların nasıl olup da böyle iç acıtan şarkılar yapabildiklerini merak edeceksiniz..." ve başlık şu ifadeyle devam ediyordu: "Muse öyle bir müzik yapıyor ki hem rock müzik tutkunlarına hem de duygusal romantiklere hitap ediyor... balo saonunda dans ettiren punk şiirler... gözlerindeki ateşle ve damarlarındaki cesaretle... Bu grup çok büyük olacak..."

Muse'un şarkı sözleri gerçekten, kelimenin tam anlamıyla iç acıtıyordu. "Size tuhaf gelebilir ama bu şarkıların nereden geldiğiyle ilgili olarak hiçbir fikrim yok" diyor Bellamy ve ekliyor, " açıkçası bunların içimden, derinlerde bir yerden çıkığını düşünüyorum ama nasıl olduğunu anlamıyorum, dürüst olmak gerekirse anlamak da istemiyorum; bir gün bunun yanıtını bulursam kaybedeceğimden korkuyorum..."


Müzikle Tanışmaları ve Buluşmaları:

Bu üç yetenekli gencin müziğe başlamalarıyla ve birbirilerini nasıl bulduklarıyla ilgili hikayelerine bakalım şimdi de...

10 sene önce Matthew Bellamy, Chris Wolstenholme ve Dominic Howard'ın aileleri İngiltere'nin güneyinde Teignmouth (Devon) adında küçük bir kentte yerleşmişlerdi. Tipik bir İngiliz sahil kenti olan bu yerde yaşam, eğer yaşınız 13 ile 18 arasındaysa biraz cehennem gibidir.

Gitarist ve vokalist Matthew Bellamy Cambridge'te doğdu ve 10 yaşında Devon'a geldi. "O zamanlar evde sorun yoktu, orta sınıf bir aileydik, 14 yaşıma kadar paramız vardı. O zamana kadar isteyebileceğim her şeye sahip olduğumu düşünürdüm. Sonra her şey birdenbire değişti; annemle babam boşandı, büyükannemin yanında yaşamaya başladım ve artık eskisi kadar paramız yoktu. 14 yaşıma kadar müzik hayatımın bir parçasıydı, daha doğrusu ailemizin bir parçasıydı; babam müzisyendi, albümleri vardı, vs. Ben büyükannemle yaşamaya başladığımda müziğe ilgim arttı; belki de buna ihtiyacım vardı...." Bellamy, Devon'da geçirdikleri çocukluklarını şöyle anlatıyor: "Size hiçbir şey sunmayan, sıkıcı bir yer... Sadece yazları Londra'dan tatil için gelenlerle biraz hayat bulan; yaz sonunda dönerlerken tekrar eski cansızlığına dönen bir yer... İşte tam o zaman kendimizi bir mahkum gibi hissederdik; herkes kendini oyalayacak bir şeyler bulmaya çalışırdı, bu da genellikle müzik olurdu. Müzik bir kaçıştı, birbirimize enstrüman çalmayı öğretirdik..."

Dominic Howard da Matthew Bellamy gibi Devon'a hemen hemen 8 yaşlarındayken gelmiş. "Fakat Matthew'le farkımız, benim ailemde müzikle ilgilenen birinin olmamasıydı. Ablam güzel sanatlarda okudu, belki bunun etkileri olmuştur üzerimde ama müzikle bir alakası yoktur sanırım. Açıkçası küçükken müzik benim için televizyonda duyduğum bir şeydi; en azından liseye gidene kadar öyleydi. Lisede çok iyi bir jaz grubu vardı ve o sayede müzikle ilgilenmeye başladım..."

Chris Wolstenholme, Yorkshire'da doğmuş ama annesi Devon'lu ve 11 yaşına geldiğinde bütün aile Devon'a yerleşmiş. "Ailemde hiç müzisyen yok, ama annem iyi bir müzik dinleyicisiydi, eve sürekli olarak yeni çıkan albümler alınırdı" diyor..

Matthew buluşma hikayelerini şu şekilde anlatıyor: "12-13 yaşlarındaydık. Ben önce Chris'le tanıştım. Okulda çok sayıda grup vardı. Hemen hemen her öğrencinin bir grubu vardı. Ben de bu gruplardan birinde piyano çalıyordum, Chris başka bir gruptaydı ama tanışıyorduk. Dominic populer bir gruptaydı, herkes o grupta olmak isterdi. İşte bu yüzden gitar çalmaya başladım; daha iyi bir grupta olmayı hakediyorum diye düşünüyordum (kahkahalar). Daha sonra gruplarına yeni bir gitarist gerektiğinde şansımı denemek istedim ve Dominic'le arkadaşlık kurduk. Sonraki iki yıl bir sürü sorun yaşadık, gruba yeni üyeler geliyor ve kısa süre sonra gidiyorlardı. Sadece Dominic ve ben sabittik. Sanırım bunun sorumlusu benim! (kahkahalar) Herneyse, o sıralarda beste yapmaya başladım. Fakat bir basçıya ihtiyacımız vardı. Dediğim gibi Chris'i tanıyordum ama o zamanlar Chris davul çalıyordu. Onun yetenekli ve ciddi bir adam olduğunu düşünüyordum, bu yüzden ona bas çalmasını teklif ettim; o da kabul etti. Hiç şüphesiz biz eğlence olsun diye müzik yapıyorduk. 18-19 yaşlarına geldiğimizde iş ciddileşti. O zaman üniversiteye gidecek miydik gitmeyecek miydik, karar vermek zorundaydık. Arkadaşlarımızın çoğu müziği bırakmış, kendilerini derslerine vermişlerdi ve geleceklerini düşünüyorlardı. Biz artık okulla ilgilenmediğimizi anladık; istediğimiz şey gruba devam etmekti; para kazanmak için ufak tefek işlerde çalışmayı göze almıştık. Bu kararı almak çok kolay olmadı ama şimdi düşünüyorum da, her halükarda okuldan zaten nefret ediyordum..."

www.anatolianrock.com dan alıntıdır.
aşkın gözü kör olabilir ama inan bana karnı açtır,iyi sindirilmemiş bir aşk üçüncü tekillere muhtaçtır...

eylül
  • Mega Malt Fan
  • *
  • İleti: 304
  • Popülerlik: 0
    • üçnoktabir
Ynt: Muse
« Yanıtla #1 : 18 Ocak 2007, 11:57:12 »
0
muse güzeldir,süperdir.canlı performansları müthiştir!matt beni kendisine hayran bırakmıştır :)

gizem
  • Mega Malt Fan
  • *
  • İleti: 323
  • iki mutsuz
  • Popülerlik: 0
    • üçnoktabir
Ynt: Muse
« Yanıtla #2 : 19 Ocak 2007, 18:01:52 »
0
çok sevdiğim bir gruptur.canlı performansları mükemmel.
ben içimde bir başkayım,dışımdaysa hep aynıyım...

ecee
  • Mega Malt Fan
  • *
  • İleti: 271
  • Popülerlik: 0
Ynt: Muse
« Yanıtla #3 : 19 Ocak 2007, 21:48:51 »
0
off off..canlı performans denince aklıma ilk gelen gruplardan..rnctaki performanslarından sora bu fikrimde yanılmadığımı gördüm..süper bir gruptur bence kendileri..

moraal
  • Ultra Malt Fan
  • *
  • İleti: 891
  • Popülerlik: 0
Ynt: Muse
« Yanıtla #4 : 19 Ocak 2007, 22:27:06 »
0
canlı performansları kayıtlardan daha kaliteli olan çok iyi bi grup...unintened şarkısı favorimdir... muscle museumda güzel şarkı...
I Like Living dead,i'LL never die. . .

thewitchof_punk
  • Global Moderator
  • *
  • İleti: 2601
  • Popülerlik: 0
Ynt: Muse
« Yanıtla #5 : 20 Ocak 2007, 18:11:41 »
0
hysteria şarkısı,new born,time is running out vs gbi süper şarkılara sahip olan ve dediğiniz gbi canlı performansı iyi olan gruplardandır muse..
"..and maybe knowing isn't the point."Chuck Palahniuk

YesMasterJedi
  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 11
  • Lord Buraky
  • Popülerlik: 0
Ynt: Muse
« Yanıtla #6 : 20 Ocak 2007, 20:31:53 »
0
Son zamanların en iyi grubu oldukları su götürmez. Son albümden Knights Of Cydonia velvete-ül Muazzama.. Bir dünya şarkı var Muse'dan severek dinleriz saymakla bitmez.

kutbukuzey
  • Ultra Malt Fan
  • *
  • İleti: 568
  • Popülerlik: 0
    • myspace
Ynt: Muse
« Yanıtla #7 : 20 Ocak 2007, 20:34:14 »
0
ilk defa rock'ncoke 2006 da canlı performanslarını izlemiştim ve bayıldım gerçekten iyiler valla ne diyelim =)

Zee-beLL
  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 12
  • - - - - -<3
  • Popülerlik: 0
Ynt: Muse
« Yanıtla #8 : 20 Ocak 2007, 23:25:06 »
0
mükemmel sıfatını yakıştırabilecegim ender gruplardan birisi bana göre...
Aşkın gözü kör olabilir ama
İnan bana karnı açtır
İyi sindirilmemiş bir aşk
Üçüncü tekillere muhtaçtır!!

pj_harvey
  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 35
  • Popülerlik: 0
Ynt: Muse
« Yanıtla #9 : 22 Ocak 2007, 22:50:21 »
0
Matthew in buyuleyici sesi ve arkasının bunu tamamlamasından bıkıcaıgımı hic sanmıyorum simdiden dunaynın en iyi gruplarında biri olmaya herseyiyle aday Muse.Onlari bir kez bile izleyememenin hzunu ise bambaska.2000 li yıllar denince akla gelicek ilk isim olıucak.Hicbir albumu bos degil bu adamlarin.Ayrıca turkiye'de bir fan sitesi var

 http://www.musetr.com/

Silence
  • Global Moderator
  • *
  • İleti: 2469
  • marks&Silencer
  • Popülerlik: 0
    • www.rockturkey.com
Ynt: Muse
« Yanıtla #10 : 23 Ocak 2007, 00:11:48 »
0
grup elemanlarına kıl oluyorum ama dinlediğim zamanda hayran oluyorum.muse konusunda dengesizim.ama seviyorum :)
aşkın gözü kör olabilir ama inan bana karnı açtır,iyi sindirilmemiş bir aşk üçüncü tekillere muhtaçtır...

Silhouette
  • Süper Malt Fan
  • *
  • İleti: 218
  • Thumbs Up!
  • Popülerlik: 0
    • http://soundlessness.net
Ynt: Muse
« Yanıtla #11 : 26 Ocak 2007, 16:31:06 »
0
RNC'deki performansları muhteşemdi. Yinede son albümleri, bir Absolution, bir Origin of Symmetry gibi değil :(
" Let me clear your dirty wings "

xxww
  • Mega Malt Fan
  • *
  • İleti: 289
  • Popülerlik: 0
Ynt: Muse
« Yanıtla #12 : 03 Şubat 2007, 14:06:54 »
0
new born u cok seviyrum muse süper  ;) :) 8)
XXXX

the hest
  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 19
  • Popülerlik: 0
Ynt: Muse
« Yanıtla #13 : 03 Şubat 2007, 14:23:48 »
0
muse çok harika bir grup.türkiye de çok seveni bulunmakta bir tane güzel bir fan sitesi hazırlamışlar.muse severlere tavsiye ederm geniş bir galeri sahip site:)...matthew in sesi inanılmaz güzel zaten dünyanın gelmiş geçmiş en güzel 67 ya da 68.sesi seçilmişti.o listede olup da hayatta olan nadir insanlardan kendisi.grubn diğer elemanları dominic ve christopher da harikalar sonuçta 3 kişi çalmak kolay iş deel demi.

ayrıca matt de hem bu kadar güzel gitar çalabiliyorken hemde o sesi nasıl çıkarıyor şaşırmaktayım.

alicetin
  • Vazgeçilmez Fan
  • *
  • İleti: 3823
  • Popülerlik: 0
Ynt: Muse
« Yanıtla #14 : 03 Şubat 2007, 18:06:35 »
0
önceden de söyledm tekrar sölüom canlı performansları çok hoş.tabi twden izlediim kadaryla